Kayıtlar

EN BÜYÜK DERT DERTSİZLİKTİR

Resim
Sevmeli derdini ademoğlu dertsizliğin başa açtığı, ibret olarak geçer efsanelere. bilmeli acıyı , yaşamalı tüm acıları yanmalı ki olgunluğa erişebilmeli eşikten ayrılamamalı,  vazgeçmemeli ki yaşanabilir kılmalı hayatı. unutmamalı benliğini.. ve dile geldi dertsizliğin karşısındaki dert: yaşamaya olan inancım , Allaha olan inancım kadar kaldı.

MECNUNLU LEYLA

Resim
Efsanelerde hep isimleri yan yana olan, Lakin yaşantıları vuslata kavuşamayan iki aşık. 20.yüzyılda böyle bir aşk mümkün müdür? Serden geçip efsaneyi değiştirecek , Bir aşk hikayesi yaşanılır mı? Sevdanın iki farklı yaşantıyı birleştirmesi olağan mıdır? Leyla'nın dilinden, gözlerinden mecnun nasıldır? Hayatın, kaderlerini birleştireceğine olan inancını, Son nefesine kadar koruyan bir sevda. Bunlar ancak hayal aleminde mi gerçekleşir? Şarkılarda mı hep yaşanacaktı... HAYIR, HAYIR, HAYIR Kader çabaya aşıktı, Verilecek olan son nefese kadar çabalamaktı aşk, Böyle oluşur efsaneler . Kavuşamamanın değil gayretin hikayesini dinledik hep, Acının, hüznün, hayallerin , vuslatın masallarını dinledik hep Sonra ne mi oldu, Efsane doğdu ikinin bir olarak anıldığı... Yaşayacağım çabanın her zerresini. Bu devirde herkes hayran olacak, Yeni bir efsanenin doğuşuna şahit olacaklar. Ağıtlarla, şarkılarla , şiirlerle duyacaklar.

BİR KAZAZEDENİN DİLİNDEN

Resim
Tarihin bile ilk defa gördüğü bir deprem yaşadım, içimde öyle bir sarsıntı oldu ki kemiklerim battı yüreğime. Bir enkaza dönüştüm, ilk düşündüğüm şey; ailem ve sevdiğim  ne haldeler acaba, iyiler mi?  saatler geçti kurtuldum, lakin bu kurtuluş bir enkazdandı. Ya yüreğin enkazını kim kazıp kurtaracaktı... Binlerce ölü gömdüm, yüreğimin verimsiz topraklarına. Gözyaşlarım ile suladım,  sevdiklerimin mezarını. sonra ne mi oldu, geriye koskocam acı kaldı ve çokça çaresiz dualar. VE DEVAM ETTİ HAYAT...

FARKLILIĞIN BİRLİKTELİĞİ

Resim
Ben okuyarak yazarak öğrendim yaşadım hayatı, talebeydim cahildim belki O iliklerine dek tecrübe ederek. darbe yiyerek hayattan yaşadı Farklıydık hemde çok, Seviyorduk hemde çok. Benim yaşam gayem okumak, okumak ve yine okumaktı Onun gayesi ise yaşamak , yaşamak ve yine yaşamaktı beni... Lakin ben oturup yazan bir hanımefendi olmadım hiç , çoğu zaman elimin altında olan işlerle meşgul olurdu bedenim, Ruhum ve aklım ise ilham aleminde okurdu. Onun hep meşgul olduğu işleri vardı aklında bin bir şey bilmediğim.. Bildiğim tek bir şey varsa ondaki beni bilirim.. yetiyordu bildiğim tek şey,  bilmediğim onca yaşama rağmen.

GÜLÜN SESİ GÜL KOKAR

Resim
Anlamalısın bir gülü , gülü anlamak alemi bilmektir alemi bilen kendini bilendir der alimler. alim olmak kendini bilmekten geçer, bilmek kendini dahi rabbini bilmektir. yaşam dediğimiz bu hayat felsefik düşünce misali özgündür, her birey kendince şekillendirip yaşar şu hayatı, kimi biler bıçağını savaş açar hayata, kimi hürriyeti benimser uzatır zeytin dalını, ve böylelikle ortaya yaşam hikayeleri çıkar. efsaneler, masallar, öyküler hepsi aslında gülden türemedir. bir leyla yaşamını ele alalım, kişi ile mana bulur, mecnunlu leyla, şiirlere konu olan leyla ve herkesin kendi gözünden gördüğüdür aslında . gülü bensimseyen leyla nasıldır peki? kendini bilmeye adamış, gülü anlamak için çaba sarfetmiş olan, gülü yaşam gayesi edinmiş, hayata zeytin dalı uzatıp hayattan bilenmiş bıçak ile karşı karşıya kalan leyla...

HEVİYEK LEYLA (LEYLA'NIN ÜMİDİ)

Resim
  Benim ümidim yedi tepeli İstanbul'da gizli Nikah kıyıldı en derin hayallerimde  Yaşım yirmi ama yaşadım ömrümde iki gün. Yüzün alemimin atlası,  bilen benliğimi,  hallerimin en nazlısı. Renksizliğin gökkuşağı gülüşü, zayıf yüreğimin alaca atı Saçlarıma düşen ay Irak düştüm beni ben edenden. Vuslatım yarınlara kalan sinemde kaynayan acı kahve misali, aradığım hayatı bahşeden ümid. Teğet geçer zaman sende kesişir. Ayrılmak senden, bu ölümlü dünyada  manasız çıkışların hüznü, ve dahi uzağa düşmek kendinden bile. Asla doğamamak yeni güne, var olmaktır karanlıkta. Yüreğinin ağırlığında hiç olmak adına yaşamaktır... Şiiri sende yaşadım, sende tükendim, sende dirildim, Ve dahi sen oldum benlikten öte Bir aşk yaşıyor bende benden öte Ne olur ağıt yakmayın...

ÖLÜMÜN GÖÇÜ

Resim
Her şerde bir hayır, her hayrın içinde bir şer. Ölüm şer gibi görünen lakin zahirinde hayır olandır. Evvelden beri eski bir efsanedir ama herkesin başına ilk ve son kez gelir.  Bir kalbin son çırpınışı, yaşama isteği ilk ve son defa böylesine arzulanır, iliklerine dek hissedilir yaşamak ve ölüm. Bu tezatlık, ölüm müdür istenen, yaşam mı. İşte budur insanoğlunu birbirinden farkı kılan  ölüm hayal midir yaşamın ta kendisi midir ? işte başa gelen en mühim mesele... 'Ölümü bilerek nasıl yaşar insan,  geride dünyanın kalacağını bilerek nasıl ölür; bilmek bütün acıların anasıdır, de... ' ve der şükrü erbaş ölümün acısının bilmekten sebep olduğunu.